Bostandaki mücadele Gezi’yi hatırlattı

Bostandaki mücadele Gezi'yi hatırlattı

Bostandaki mücadele Gezi'yi hatırlattı

Yaren ÇOLAK

İSTANBUL Cihangir’deki Roma Bostanı’nın hikâyesi belgesele konu oldu. ‘Roma Bostanı’ isimli belgesel, Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nin (BIFED) Türkiye Panoraması’nda seyirciyle buluşuyor. Belgeselin yönetmeni Nesime Karateke ile bostanı ve dayanışmayı konuştuk.

Karateke, “Beni oraya çeken direnişin ‘Gezi’ ruhunu yansıtıyor olması ve oradaki samimi insan ilişkileriydi” dedi.

► ‘Roma Bostanı’nın hikâyesini anlatmaya ne zaman karar verdiniz? O süreci anlatır mısınız?
2017’de ‘Başka’ adlı bir belgesel çektim. ‘Başka’ İstanbul’dan göç edip, Antalya Alakır Vadisi’nde yaşayan Birhan ve Tuğba’nın deneyimlerini ve Hidroelektrik Santral (HES) ile yürüttüğü mücadeleyi anlatıyor. Belgesel içerisinde Gezi’den sonra kurulan bostanlara yöneldim ve Roma Bostanı hikâyesini anlatmaya karar verdim. Beni oraya çeken direnişin ‘Gezi’ ruhunu yansıtıyor olması ve oradaki samimi insan ilişkileriydi.

► Belgeselde, bostan için ‘sadece bir küçük bir bahçe değil, politik bir pratik’ deniliyor. Nasıl bir pratik açığa çıktı?
Bostan insanlarından Sevil’in belgeselde de kurduğu bir cümledir bu, sanırım benim için orayı en anlamlı kılan da budur: “Kepçeler geldiğinde, çitler etrafımızı sardığında biz hep kaybediyoruz. Biz burada istemiyoruz diye bağırmak yerine ne istediğimizi gösterdik” sözleri oldu. Tüm bunlar bu bostanı sadece bir bahçe pratiği olmaktan uzaklaştırıyor. İlk baktığımızda Bostan, Cihangir’deki mahallelinin kurduğu bir pratik gibi duruyor. Ancak sadece Cihangirlilerin değil, geniş bir kitlenin destekte bulunduğu bir pratik. Çok geniş bir kitlenin emeği ile ayakta duran bir yer.

► Belgeselde mevsimler arası geçiş var. Belgeseli ne kadar sürede çektiniz?
Belgesel çekimlerine Mart 2017’de başladım. Ardından ilkbahar ve yaz pratiklerini çektim. 2017 yazında dava kazanıldı ve çok güzel bir kutlama etkinliği yapıldı. Ben de belgeseli bitirdiğimi düşündüm ancak kurgu masasına oturduğumda yanıldığımı fark ettim. Bu nedenle sonbahar geçişi için de yağmur çekimleri yaptım. Bir yandan kurgusunu yaparken bir yandan da kar yağışı olmasını bekledim. İstediğim gibi olmadı ama küçük bir kar yağışı yakalayabildik. Çekimler bittikten sonra maalesef iş dinamiklerim çok değişken olduğu için kurguyu bitiremedim. Çekimler bir senede kurgu ise iki senede tamamlanmış oldu. Pandemi sürecini yaşamasaydık belki de kurguyu henüz bitirememiş olabilirdim.

Author: Demet Demir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir